11 Eylül 2014 Perşembe

YAŞAYABİLMEK

Bir hayatın başlangıcıyla başka bir hayatın bitişi
arasındaki o ince çizgi ve kısacık an ne kadar da
garip geliyordu son sıralarda. Bazen aklım almıyor,
bazen düşünce sınırlarımı aşıyor bazense son
derece tesadüfi geliyor ve hayatımda hiçbir şeyi
yadırgamadığım kadar yadırgayıp şaşırıyordum. Fakat zamanla bir şey oldu ve rutine bağlamış olan
bu düzen sanki daha önceden, çok önceden
beynime işlenmişti ve ben çoktan etrafımdaki
olayların sebebini, sonucunu yargılamadan,
düşünmeden hayatın kuralı bu olsa gerek
diyebiliyordum. Alışmak eyleminin gerçekleşmiş hali bu oluyordu sanırım. İnsan algısında farklı bir
yerde olan ve alışılamayacak kadar farklı olan bir
kavram, 'alışmak'. Fakat sonra sonra kendi kendime bile bunu
söyleyebiliyordum artık, 'Evet, alıştım.' Artık daha
öncelerden de bahsettiğim gibi hayatımda
yapabildiğim kadar, yani gücümün yettiği kadar,
değişikliği yapmıştım ve kilit nokta da hallolmuştu.
O zaman gerçekten hayata başlamak için ve hissedebilmek için beklemeye gerek yoktu ve ben
bir şeylere çoktan başlamış hissediyordum bile.
Okulun değişmesi ve yenilik benim hayatımdaki
kilit noktaydı, hedeflerim ve amaçlarım bu kilit
noktayla başlıyordu ve başlamıştı da. Bir şeyleri
kendim başarabiliyordum ve ufacık küçücük şeyler olsa bile ben yapıyordum, kendime olan öz
güvenim artıyordu. Gözlerim de
açılıyordu aynı zamanda ve ben git gide iki gözün
görebileceğinden dahasını görebilmeye
başlamıştım şimdiden sanki. Normal bir insandan daha fazlası gibi hissetmeye dahi başlamıştım; iç
sesimi daha çok dinliyor, kendimle daha fazla
konuşuyordum ve -nasıl oluyorsa bilmiyorum ama-
tanımadığım insanlara baktığımda sanki onları
tanıyormuşum gibi, aklımdan hayatlarının hikayeleri
geçiyordu; 'Buraya neden geldiği çok açık; işte, şu işi vardı o yüzden burada. Sonra da şuraya
geçecek. Bence halinden hiç memnun değil. Şu
kadın fazla mutlu, sorunsuz bir hayat geçirmiyor
bana kalırsa sorunlarını göz ardı etmeyi fazla iyi
beceriyor. İşte buna gerçekten çok özendim.' Hayatımdan çok memnun hissediyorum. İyi ki
yaşıyorum. Herkesin eksikleri var maddi ya da
manevi ama gerçekten de önemli olan neyin olduğu
ya da neyin olmadığı değil, önemli olan bir şeylerin
benim için olduğunu görmek ve amaçlarımı
belirleyip onlara göre hareket etmek, hedeflerimi gerçekleştirmek için ilerlediğim yolda eğlenebilmek,
yaptığım işten zevk alabilmek; ya da kısaca,
Yaşayabilmek.

6 yorum:

  1. geride bırakabilmeyi ya da söylediğin gibi sorunlar göz ardı etmek belli yaşanmışlıklardan sonra oluşuyor. zaman ve bol yaşantı. bu olumlu yahut olumsuz fark etmiyor. hepsi bir şey öğretiyor insana.
    yani sonuçta insan şartları ne olursa olsun her şey, tüm oluşlar algı dünyasında şekilleniyor. o halde algılarımızı hep iyi yöne odaklandırmaya diyelim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O belli yaşanmışlıklar acı dolu hatıralar bıraktıysa en basitinden bir şarkı bile hüzünlendirmeye yetiyor. Ahh mavicim çok haklısın aynen!

      Sil
    2. Çoğu zaman bu sarkilar, siirler böyle zamanlarda kötü kalpli olur aldanma sen :)

      Sil
  2. bu resim senin olmalı.Süpersin yaa...Bu arada yorumları geç gördüğümden geç cevap yazıyorum.Özür borçlularımdan birisin <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ben çektim :) problem değil zamana karşı yarışmıyoruz ne zaman müsait olursan :) öpücükleeer

      Sil